Enjoy every single moment in your life.

Seyahat Ederken Hayatınızı Kolaylaştıracak Starbucks Önerileri I İngilizceden Yana

Bugün dünyanın hemen hemen her şehrinde bulunan bu kahve dükkanı, seyahat eden bir öğrencinin hayatını nasıl kolaylaştırırır gelin birlikte göz atalım. 

Kahve dükkanı diyince aklımıza hemen sadece kahve severlerin uğrak yeri gelmesin. Ne de olsa içinde birçok farklı türde içecek -ve yiyecek- bulundurmakta ve aslında birazdan da göreceksiniz, konunun zaten yeme içmeyle pek bir alakası yok.

1. Telefonunuzu şarj edebilirsiniz.

Çok sık seyahat eden arkadaşlar bilir. Telefondan sürekli bir yerleri aradığımızdan telefonumuzun şarjı normaldekinden çok daha hızlı tükenir. Daha çok merkezi yerlerde gezdiğimizi de düşünürsek, şehir merkezlerinde en sık bulunan kafelerden biri Starbucks. Hemen telefonunuzdan en yakınınızdaki Starbucks şubesini aratabilir ya da etrafınızdaki birilerinden bu konuda yardım isteyebilirsiniz. Bu kafelerde çoğu masanın yanında priz var ve en güzel yanı ücretsiz. Hiçbir şey satın almak zorunda da değilsiniz. Saatlerce telefonunuzu yada diğer elektronik aletlerinizi şarj edebilirsiniz.

2. İnternete erişim sağlayabilirsiniz.


Galiba en güzel yanlarından biri bu. Parolasız Wi-fi hizmeti. Gittiğim tüm Avrupa ülkelerinde bu şekildeydi ve o kadar işime yaradı ki. Normalde hattım tüm Avrupa'da geçerli olmasına rağmen zaman zaman problemler yaşıyordum. İnternetimin kesildiği veya acil çok fazla internete ihtiyacım olduğu her an soluğu ilk olarak Stabucks'da alıyordum. Yine hiç bir şekilde bir şeyler yiyip içmek zorunda değilsiniz. Ben sorunuma çözüm bulup daha sonra oradan ayrılıyordum.

3. Zaman öldürebilirsiniz.

Yiyip içmeden istediğiniz kadar oturabildiğiniz için zaman geçirmenin en mantıklı adresi burası olabilir. Örneğin belli bir saatte otobüsünüz var ve siz gezilecek tüm yerleri gezdiniz. Ayaklarınızda tüm gün yürümekten fena halde ağrımış durumda. Tek yapmanız gereken Starbucks'a geçip otobüs saatinizi beklemek. Beklerken zamanı nasıl değerlendireceğiniz size kalmış tabi. İster kitap okuyarak, ister bir kahve içerek isterseniz de ücretsiz internetin keyfini çıkararak fazla zamanınızı öldürebilirsiniz.

4. Çaktırmadan uyuyabilirsiniz.


Çaktırmadan diyorum çünkü diğer öneriler gibi bunu da hiçbir şey yiyip içmediğinizi varsayarak söylüyorum. Diyelim ki bu gece otobüs yada uçağınız var ve inişiniz belki gece yarısı belki de sabaha karşı yani anormal saatlerde olacak. Bu gibi durumlarda genellikle gidebileceğiniz tek yer Starbucks olur. Çünkü çoğu şubesi çok geç saatlere kadar hatta bazen 24 saat açık olur. İnişinizi yaptıktan sonra yakınlardaki bir Starbucks'a geçebilir. Ve sabah saatlerine kadar burada uyuyabilirsiniz.

5. Bir şeyler yiyip içebilirsiniz.

Bu nasıl öneri, bu tip kafelerin amacı ve hizmeti zaten bu diye düşünebilirsiniz. Ancak burada kastettiğimiz dışarıdan getirdiğiniz yani bu kafenin ürünü olmayan bir yiyecek veya içecektir. Bu olayı sorun etmemeleri için en azından oturduğunuz Starbucs'tan bir ürün satın almanız daha iyi olur. Mesela yanınızda bir yiyeceğiniz varsa buradan bir kahve alabilir ve sokakta bu yemeği yemektense burada bir masada yiyebilirsiniz.

Sizin Starbucks'ta bu tip anılarınız veya daha değişik önerileriniz varsa lütfen bizimle yorumlarda paylaşın. ☺️

Yurt Dışına Çıkanların İlk Tercihi Neden Almanya? I İngilizceden Yana

Merhaba İngilizceden Yana takipçileri. Bugünkü paylaşımımızda aslında sizlerin düşüncelerini çok merak ettiğimiz bir konuyu masaya yatırmak istiyoruz.

Hepimizin bildiği üzere ülkecek geçmişten bu yana dünya ekonomisinde hep geride kaldık. Yani bu ekonomiyi bir pasta olarak görürsek biz bu pastada çok küçük bir paya sahibiz. Peki bu ekonomi pastasını neler oluşturuyor? Otomotiv sektöründen tutunda sağlık, bilim, teknoloji gibi birçok inavosyona sahip sektörü bu pastaya ekleyebiliriz. 

2018 yılına ait verilerle oluşturulan ekonomi pastasında Türkiye'nin payı sadece 0,89. 

(Kaynak: samsunseshaber.com)


Peki bu acı durumu dış mihrakların oyunu diyerek görmezden mi geleceğiz, yoksa Bedri Rahmi Eyüpoğlu'nun da şiirinde bahsettiği gibi ''üç dil bileceksin üç dilde küfredeceksin çünkü sen ne tarih ne coğrafya ne şu ne busun, sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun'' cümlesinden yola çıkarak o imrenerek baktığımız batı dünyasından daha fazla çalışıp bu ekonomi pastasından daha fazla paya sahip olmak için mi uğraşacağız. Tabii ki biz gençler ülkemizi daha ileri taşımak için gerçekten çok okuyup çok çalışmalıyız. Atatürk'ün de dediği gibi ''bütün ümidim gençliktedir.'' Evet asıl konumuza gelirsek biz bu yazımızda ''Hangi ülke neden tercih ediliyor?'' sorularının cevabını ararken özellikle Türk nüfusunun yoğun olduğu Almanya'yı inceledik. Sizlerden yorumlarda ''Neden yurt dışına çıkmak istiyorsunuz?'', ''Yaşadığınız ülkenin eksikleri ya da artıları neler?'' gibi sorulara kendi bakış açınızla  yorumlarda cevap vermenizi istiyoruz. 


-ALMANYA
Almanya aslında Avrupa'da ki en güvenilir ülkelerden birisi olmakla birlikte yaşayan azınlıkların çoğunluğunun Türk olması da bir başka dikkat çekici nokta. Türkiye ve Almanya'nın yakın ilişkileri, Almanya'nın ülkemize olan yakınlığıyla beraber diğer ülkelere nazaran daha ucuza uçak bileti temin etme kolaylığı bulunmakta. 

EKONOMİ

Almanya'nın son verilerine göre 4.7 trilyon dolar GSMH ile Avrupa ülkeleri arasında lokomotif güç durumunda. Tabii bu akabinde yaşam kalitesinin ne kadar yüksek olabileceği hakkında bize bir veri sunuyor. Ayrıca maaş ve kazanç konusunda ise asgari ücret dahi alsanız (1.557 €) enflasyon oranı 0 olduğu için geçim sıkıntısı yaşamayacaksınız. 

KURALCI - DİSİPLİN

Sanırım Almanya denildiği zaman akla gelen ilk özelliklerden biridir disiplin. Alman disiplini, Alman malı bize her zaman olumlu bir bakış açısı kazandırmıştır Almanya'ya karşı. Tabii bunun yanında toplumsal bir baskı yaratır mı Almanlar üzerinde bu konuda pek bir fikrim yok. Fakat ülkemiz genelinde bize ters düştüğünü belirtiriz kuralcılığın ve disiplinin. Ama eğer siz bu konuda sıkıntı yaşamayacağınızı ya da ben zaten kuralcıyım diyenlerdenseniz. Avrupa ülkeleri arasında ilk 3 tercihiniz arasında olmalı. Peki kuralcılıktan kastımız neler? 
Örneğin, bir arkadaşınızla ya da iş görüşmesi gibi bir konuda randevu aldınız. O randevunun gecikme ihtimali olmadığı gibi sizinde gecikme şansınız olmamalı. Tavsiyemiz bu. Bir başka örnek olarak devlet ile alakalı işlerinizde aksama gecikme gibi bir problem olma olasılığı çok düşük gibi birkaç örnek verilebilir.

EĞİTİM

Ekonomik refahın ve kuralcılığın yanı sıra eğitimde dahi Avrupa'nın önde gelen ülkelerinden. Eğer Almanya'da eğitim görmek gibi bir düşünceniz var ise bu kesinlikle çok doğru bir karar olacaktır. Alman üniversiteleri dünyadaki eğitim standartlarının üzerindedir. Güncel rakamı bulamadım fakat 2018 verilerine göre Almanya'da yaklaşık olarak 429 tane üniversite bulunmakta. Ve yine her yıl değişmekle beraber ortalama olarak dünyanın en iyi 500 üniversiteleri arasına 25-30 arası üniversitesini sokmayı başarıyor. Bu muazzam tabloyu daha iyi anlamınız için belirtmekte fayda var 2020 yılında yapılan dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasında Türkiye'den sadece 1 üniversite boy gösterdi ( Koç Üniversitesi).

Kaynak:Hürriyet
Bu bilgiler ışığında detaylara inersek daha çok eğitim Almanca ve İngilizce olarak verilmekte. Tabii bu kararı gelecekte hangi ülkede planlar kurduğunuza göre vermeniz daha mantıklı olacaktır. Lisans programları 3 yıl, Master programları genellikle 2 yıl kadar sürmekte. Ayrıca hükümet yabancı öğrenciler için part-time çalışma izni de veriyor. Bu sayede eğitim görürken çalışıp harçlığınızı da çıkartabilirsiniz. Son bir harika haber daha bir Alman üniversitesinden mezun olduktan sonra hükümet size 18 aylık bir vize veriyor ve bu süreçte iş arama hakkınız oluyor. Bu konuda daha birçok örnek yazmak mümkün fakat sizleride çok sıkmamak adına bizce daha önemli bilgileri paylaşmaya çalıştık. 

Eğer sizinde Almanya da yaşamak için sebebiniz var ise yorumda belirtiniz.  





Tüm Merak Edilenleri İle Portekiz'de Öğrenci Hayatı I İngilizceden Yana

 Konu öğrenci hayatı olunca insanın beklentisi bir tık düşüyor tabi ama sıkı durun bu yazıdan sonra Portekiz'de okumanın yollarını arayacaksınız. Eğer sizde benim gibi Erasmus yaparak başka bir ülkede bir süre eğitim almak istiyorsanız Erasmus'u Kazandıracak Biligilere buradan ulaşabilirsiniz. Eğer Erasmus sınavını geçtiyseniz ve sizin için sonrası merak konusuysa Erasmus'u Kazandık Peki Ya Sonra? ve Öğrenci Vizesi Alırken Nelere Dikkat Edilmeli?  yazılarımıza mutlaka göz atmalısınız. Portekiz'de ki yaşamı bire bir deneyimlemiş biri olarak gelin orada öğrenci olmak nasıldı size bundan bahsedeyim.


Arkadaşlar ben Portekiz'in Coimbra şehrinde yaşadım. Haritada Porto ve Lizbon'un neredeyse ortasında kalan enfes bir yer. Tam bir öğrenci şehri olan bu şehirde onlarca farklı ülkeden öğrenci bulunmaktaydı. Ve bu bizler için inanılmaz bir kültür alışverişi oldu. Şehir öyle güzel ki (Portekiz'in genelinde olduğu gibi) her yere yürüyerek kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz. Sadece bu ülkenin yokuşları çok fazla  buna şimdiden hazırlıklı olun. Benim evim okula da eğlence mekanlarına da yürüyerek 15 dk mesafedeydi. Bu yüzden toplu taşımayı çok sık kullanmadım. Ancak toplu taşımanın çok ucuz olduğunu belirtmek isterim. Kullanmak isterseniz içiniz rahat olsun. Ama gidince göreceksiniz ki toplu taşımadan çok Uber veya Bolt kullanılıyor. Çünkü onlarda yine çok ucuza mal oluyor. Giderseniz mutlaka uygulamalarını edinmenizi tavsiye ederim. Özellikle Bolt çok fazla kampanya barındırıyor. Hatta bizim 0€ ya seyahat ettiğimiz bile olmuştu. Evet evet yanlış görmediniz 0€.


Yaşam o kadar ucuz ki geri dönmek inanın istemeyeceksiniz. İnsan olarak kendinizi değerli hissedeceğiniz ülkelerden biri burası. Bir kere istediğiniz zaman istediğiniz şeyi satın alabiliyorsunuz. Size verilen hibe yetmez diye düşünmeyin. Kesinlikle hesaplı davranırsanız çok kolay yetecektir. Burada hesaplı olarak bahsettiğimi Türkiye'de ki gibi düşünmeyin. Hesaplı derken sadece o ay neye ne kadar ayıracağınızın hesabını yapın, az harcamaya çalışın demiyorum.Türkiye'de ayda yılda bir aldığınız şeylerin günlük hayatınıza sürekli olarak nasıl dahil olduğunu farketmeyeceksiniz bile. Türkiye'de lüks olan şeyler burada normal hayatınızın bir parçası yada gerekliliği olacak. Pingo doce ve Continente adlı marketlere sürekli rastlayacaksınız. Burada bazı gıda ürünlerinin fiyatları şöyle:
Kırmızı et = 8€ (indirimde 4-5 € ya alırsınız, ki sürekli indirim oluyor)
Tavuk       = 6€ (indirimde 3€)
5 lt Su      = 1.2€ 
1 lt Bira   = 0.89€ (yani sadece 89 cent)
Makarna  = 0.39€ (indirimde 20 cente bulursunuz)


Barınma masrafları da çok değişik ya da pahalı değil tabi. Fiyatlar kiraladığınız odaya, eve veya konuma göre değişiklik gösterse de oda fiyatları ortalama 100-200 € arasında değişmekte. Öğrenci (erasmus) evleri çok meşhur zaten. Kolayca ev yani oda bulabilirsiniz. Bu evlerde diğer ülkelerden arkadaşlarınız olacağından dil okulundan daha iyi olacağına emin olabilirsiniz.
Bunlar iyi güzelde boş zamanlarınızı nasıl değerlendirdiniz, sosyal aktiviteler pahalı mı diye soranlarınız olacaktır.
Hiçbir şey pahalı değil öncelikle onu bir unutun. Çoğu sosyal aktivite ücretsiz. Gece hayatı oldukça hareketli. İçkilerin ucuzluğu ve müziklerin güzel oluşu en önemli etkenlerin başında tabi. Burada sıkılmaya pek vaktiniz kalmaz. Okyanusa bir saat mesafedesiniz. Yüzmeye ya da tenis oynamaya gidebilirsiniz.


Kısacası benim tekrar gitmek istediğim, yurt dışına çıkmak isteyenlere mutlaka gezip görmeleri için tavsiye ettiğim bir ülke. İspanya'ya çok yakın. Şehirler veya ülkeler arası seyahat fiyatları gayet makul. Sık sık kampanya olduğuda düşünülüse bedavadan biraz pahalı diyebilirim. Örneğin ben Valensiya'ya (12 saatlik yol) 98 cente gitmiştim. İbiza 10€ ya uçmuştum. Bunun gibi daha birçok örneğim var. Bu ülke sayesinde sadece çalışmak için yaşamadığımı, genç olduğumu hatırladım. Teşekkürler Portekiz.

Öğrenci Vizesi Alırken Nelere Dikkat Edilmeli? I İngilizceden Yana

Son yıllarda Türkiye'den yurt dışına olan seyahatler bir hayli arttı. Bunun sebebi bazen iş, bazen eğitim bazen de sadece turistik gezi olabiliyor. Fakat Türk vatandaşlarının aşması gereken bir vize engeli var.
Vize almanın kolaylığı seyahatin yapılacağı ülkeye göre değişiklik gösterebiliyor. Ancak bu seyahatin arkasındaki sebep eğitimse bu kolaylık giderek artıyor. Hele bir de öğrenci vizesi alırken bilmeniz gereken birkaç ipucunu sizinle paylaştığımızda her şey çok daha kolay olacak.
Peki öğrenci vizesi -veya ulusal vize- alırken bizi ne gibi zorluklar bekliyor? Hangi problemleri aşmamız gerek?
Öncelikle gideceğiniz ülkenin konsolosluk sitesine girip size uygun olan ve uçak biletinizin kesildiği tarihten minimum 30 gün (maks. 30+ gün) öncesinde bir tarihe mail yolu ile randevu almanız gerekiyor. Çünkü vizenin çıkma süresini maksimum 30 gün olarak belirtiyorlar. Fakat tüm belgelerinizin doğruluğundan eminseniz bu süre 1 haftaya kadar kısalabilir. Randevuyu aldıktan sonra sizden istenen ve konsolosluk sayfasında da belirtilen tüm belgeleri randevu gününe kadar tamamlamalısınız. 
Belgeleri tamamlarken sizden istenenleri doğru anladığınıza emin olun. Konsolosluk sayfasını özenle okuyun. Burada sizden istenen belgeler arasında bir başvuru formu yer alır. Bu formun üzerinde "Ulusal Vize" yazıyor olmasına özen gösterin. Bazen sitede yaşanan sorunlardan dolayı kişiler fark etmeden "Schengen Vize" başlıklı formu dolduruyor. Buda sizi randevu esnasında tekrar form doldurmaya mecbur bırakan bir durum. Bu başvuru formları çok detaylı olduğundan bunu yaşamak istemezsiniz. Çünkü belgeleriniz ne kadar doğruysa içeri girip görüşme yapmanız da o kadar erken olur.
Bütün belgeleriniz İngilizce olduğundan emin olun. Eğer bir tercümana yüklü paralar ödemek istemiyorsanız belgelerinizi İngilizce çıkartmanın bir yolunu bulun. Mesela sayfanın dilini İngilizce yapmak gibi. Ayrıca başvuru formundaki adres kısımlarını doldururken yazacağınız adresi İngilizceye çevirmeye çalışmayın. Adresleri bulunduğu ülkenin diline göre yazmalısınız.
Randevunun gerçekleşeceği konsolosluk binasının hangi şehirde olduğuna da dikkat edin. Randevu gününe kadar çoğu şeyi "Acaba doğru mu yaptım?" diyerek stres olacağınızı biliyorum. Ama evet doğru yaptınız stres olmayın. Eğer ki birkaç küçük hata yaptıysanız bile o gün mesai saatleri içerisinde bu hatayı düzeltip tekrar konsolosluğa gelebilirsiniz.
Randevu için randevu odasına girdiğinizde sakin olun. Ki zaten burada heyecan yapacak hiçbir durum yok. İçeride vizenize basılmak için bir fotoğrafınız çekilecek. Pasaportunuz da vizeniz çıkana dek onlarda kalacak. Vizenizin durumunu mail yoluyla öğrenebileceksiniz.
Öğrenci vizesi ile ilgili aklınıza takılan soruları bize yorumlarda sorabilirsiniz. 

Sıfır İngilizce İle Yurt Dışına Gideceklere Tavsiyeler I İngilizceden Yana

Herkese yeniden merhaba. Uzun bir aradan sonra yeniden birlikteyiz. Sahip olduğumuz hayatın koşuşturmasından ötürü yaklaşık iki aydır paylaşım yapamıyorduk. Fakat çok çok daha iyi bir halde geri geldik. Ve kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bu uzun ayrılığı başlangıç seviyesinin bile altında bir İngilizce bilgisi ile bir şekilde yurt dışına çıkma hakkı kazanmış olan arkadaşlara ufak tavsiyeler vererek sonlandıralım istedik. Fakat halihazırda başlangıç seviye bir İngilizce bilginiz var ise ve gelişmek istiyorsanız Film veya Dizi İzlerken İngilizce Öğrenmek ve Kitap Okurken İngilizce Öğrenmek adlı yazılarımıza göz atabilir ya da tüm bunları sıkıcı bir etkinlik olarak buluyorsanız ve daha eğlenceli bir öğrenme yöntemi arıyorsanız YouTube'da Takılırken İngilizce Öğrenmek ve Online Oyun Oynarken İngilizce Öğrenmek adlı yazılarımız sizlere yardımcı olacaktır. Bunların dışında İngilizce öğrenirken benim için önemli olan başlamak ve istikrarımı korumak ancak bu ikisi için gerekli motivasyonu kendimde bulamıyorum diyorsanız da İngilizce Öğrenirken Motivasyon Sıkıntısı mı Yaşıyorsunuz? adlı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Şimdi gelelim asıl konumuz olan sıfır İngilizce bilgisi ile yurt dışına çıkma hakkı kazanmış olan arkadaşlarımıza. Evet yurt dışına gitmeniz kesinleşti ve siz hala İngilizceyi bilmediğinizi düşünüyorsanız bu tavsiyeler sizin için hayat kurtarıcı olacaktır. Ancak unutmayın burada bahsedeceğimiz tavsiyeler sadece dereyi geçmenize yardımcı olacak anlık çözümlerdir. Eninde sonunda üzerine yoğunlaşıp tam anlamıyla bu dili öğrenmelisiniz.
Yakın zamanda yurt dışına bir uçak biletiniz var ve siz hala "hello" derken düşünüyor musunuz? Ancak havalimanına indiğinizde belkide ne tarafa gideceğinizi bilemeyeceksiniz ve birine danışmak isteyecek ve belkide bütün heyecanınızı yenip çat pat cümlelerle danışacaksınız. Karşınızdaki kişide size bir açıklama yapacak ama nafile anlamıyorsunuz. Sakin olun! En baştan başlıyoruz.
1.Çevrimdışı çalışabilme özelliği olan translate uygulaması edinin.
Can kurtaran mısın be uygulama! Arkadaşlar bu uygulamayı  gitmeden önce mutlaka telefonunuza indiriyorsunuz (Örn: Google Translate). Çünkü gittiğiniz ülkede o çok sevdiğiniz operatörünüz size yardımcı olamayacak. Bu uygulama sayesinde hem siz derdinizi daha iyi anlatabilecek hemde size yardımcı olmak isteyen karşı tarafı daha iyi hatta belkide net bir şekilde anlayabileceksiniz.
2. Gideceğiniz ülkenin dilini araştırın.
Tamam İngilizce zaten yok. Ve öğrenmekte istemediniz. Bari gideceğiniz ülkenin dili İngilizceden farklıysa bu dile bir göz atın. Bu dili araştırmak hem size bir göz ve kulak aşinalığı sağlayacak hem de insanlarla ilk temasınızda onlara kendi dili ile selam vermek size yardımcı olma ihtimallerini neredeyse %100' e çıkaracaktır. 
3.Diğer insanlardan yardım isteyin.
Tüm bunları yapmadınız ve ülkeye girdiniz. Ancak elinizde bavul şimdi ne yapacağınızı düşünüyorsunuz. Belki ailenizi bile haberdar edemediniz. O zaman yakınlardaki birilerinden sizinle internetini paylaşmasını isteyin. Bu yüzden gitmeden önce en azından "Affedersiniz, rica etsem ailemle iletişime geçebilmem için internetinizi benimle paylaşır mısınız?" cümlesinin İngilizce çevirisini biliyor olun.
4. Wi-fi özelliğiniz daima açık olsun.
Ülkemizden de bildiğiniz gibi çoğu halka açık alanda bedava internet ağları mevcut. Bu yurt dışında çoğu ülkede de aynen bu şekildedir. İniş yaptığınız havalimanında bile bu bedava ağlara erişim sağlayabilirsiniz. Bu wi-fi sayesinde bütün sorunları çözebiliyorsunuz emin olun. O kadar önemliler ki  ve asla yavaş değillerdir. Birçok toplu taşıma aracında da bedava wi-fi bulmak mümkün. 
5. Metro ve otobüs sembolünün bulunduğu levhalara aşina olun.
Havalimanına iner inmez yapacağınız ilk şey bir sonraki durağınıza ilerlemek olacaktır. Ve bunu da toplu taşıma araçlarını kullanarak yapabilirsiniz. Bu sebepten bavulunuzu aldıktan sonra dil bariyeri sebebi ile kimse ile iletişime geçebileceğinizi düşünmüyorsanız hemen bir toplu taşıma tabelası aramalısınız. Çok kolay bir şekilde bulacağınıza emin olabilirsiniz. Çünkü havalimanlarında sık sık bu tabelalara yer verilmiştir. Metro yada otobüs durağına vardığınızda tek yapmanız gereken gişelerden bir bilet satın almak ve gideceğiniz güzergaha uygun trene binmek. 
6. Bonus-İletişim operatör bayisi bulun.
Bir sonraki durağınıza vardığınızda hemen bir operatör bayisi arayın. Örneğin bir AVM'de kolayca bu bayilere ulaşabilirsiniz. Pasaportunuzla, çok uygun fiyatlara size en uygun tarifeyi seçerek bir sim kartı alabilirsiniz. (Tabii bu kısımlardaki dil bariyerini yine çevrimdışı çalışabilen translate uygulaması ile aşacağınızı düşünüyorum.) Bu sim kartını aldıktan sonra artık internete erişiminiz olacağından her şey daha kolay olacaktır.
Çekinmeyin, korkmayın arkadaşlar. Ülke değiştirmişsiniz. Bunları mı yapamayacaksınız? Yurt dışına tek başına gitmiş ve tüm bu aşamaları tek başına atlatmış biri olarak söylüyorum. Yapamayacağınız hiçbir şey yok. Kendinize güvenmeye devam edin. Ve bari gitmişken orada şu İngilizceyi öğrenin.

YouTube'da Takılırken İngilizce Öğrenmek I İngilizceden Yana

Son yıllarda televizyonu bile yerinden eden YouTube, çoğumuzun evdeyken en çok zaman harcadığı dijital ortamlardan biri. Belkide en büyüğü. Peki kendimize ayırdığımız bu vaktin büyük bir kısmını harcadığımız bu mecrada bir yandan da İngilizce öğrenebileceğinizi hiç aklınıza getirmiş miydiniz? Yada düşündünüz ama hangi yolu izleyeceğinizi mi bilmiyorsunuz? O zaman bu yazımız tam size göre!
İstediğin an "durdur/başlat", "yarıda kes sonra izle" veya "sıktı yenisine geç", "moduna göre kısa veya uzun video seç" gibi benzer birçok özelliğinden dolayı YouTube, son zamanlarda en çok tercih edilen video içerikli sosyal medya haline geldi. Eğlenceli videolar içermesinin yanında öğretici videoları da bizlerle buluşturan YouTube birçok konuda kullanabileceğiniz etkili bir öğrenme tekniği vazifesi görüyor. Yapmanız gereken yalnızca ilginizi çeken bir konuyu belirlemek. YouTube'da mutlaka bu konu ile ilgili yerli ve yabancı video bulabileceksiniz. Tabi konu İngilizce öğrenmek olunca bizi daha çok yabancı uyruklu insanların çektiği videolar ilgilendiriyor. Ancak birçok Türk fenomen şu anda kitlesini ve kalitesini arttırmak adına İngilizce videolar çekiyor. Bu sebeple aradığınızın ne olduğunuza karar verdiğinizde bunu Türk bir sunucudan bulmanızda mümkün. 
Aradığınız videoya ulaştığınızdaysa tek yapmanız gereken -ister altyazılı ister altyazısız bu tamemen sizin İngilizce seviyenize bağlı- bu videoyu izlemek. İzlerken keyif alacağınız bir konu seçtiniz ve aynı zamanda mevcut İngilizce seviyenizi geliştirmeye başladınız. Aynı anda eğer video alt yazılı ise hem dinleme hem okuma yapmış oldunuz. Duyduğunuz kelimelerin yazılışını görsel hafızanıza, okunuşunu işitsel hafızanıza kaydettiniz. Ayrıca belki video İngilizcenin yanında zaten öğretici bir video idi. Bu sebepten her ne konuda bir video izliyorsanız bununla ilgilide bir çok bilgiyi hafızanıza aldınız. Seçtiğiniz ve ilginizi çeken konu hangi bağlamda ise o bağlamın kelimelerini öğrendiniz veya artık aşinasınız. YouTube sayesinde bir çok kelimenin günlük hayatta nasıl kullanıldığını ve kısaltmalarını, anlık tepki kelimelerini görmüş ve öğrenmiş oldunuz. 
Düşünsenize hepimizin ilgilisini çeken sadece tek bir konu yok ki. Spordan makyaja kadar ilgilendiğimiz ya da izlemekten keyif aldığımız bir çok konu var. Bu sebeple birçok değişik bağlamda video izleyebilir ve kelime haznenize bir yenisini daha ekleyebilirsiniz. Ayrıca videoların size çok hızlı geldiğini düşünürseniz çalma hızını yavaşlatabilir ve bu sayede kelimeleri daha net anlayabilirsiniz. 
Tarzınızı belirlediğinizde belli fenomenleri devamlı izlemeye başlayacaksınız. Zaten bir dil öğrenirken devamlılığın ne kadar önemli olduğundan bahsetmeyeceğim bile. Hadi YouTube'u daha etkin kullanmaya başlayın. Değişimi farkedeceksiniz!☺️

Karantina Günlerinde İngilizcemi Geliştirmek İçin Neler Yapıyorum? I İngilizceden Yana

Öncelikle bütün İslam aleminin Ramazan Bayram'ı kutlu olsun. Geçtiğimiz bayramlara nazaran çok daha sakin geçen bir bayramı geride bırakmak üzereyiz ama sanırım şu dönemde en sağlıklısı bu gibi gözüküyor. Umarım başımızdaki bu beladan bir an önce kurtulur ve o eski neşeli bayramlara, özlenen günlere geri döneriz. Lafı çok uzatmadan konumuza geçiş yapalım ve gelin size karantina günlerinde İngilizcemi geliştirmek adına ne gibi çalışmalar yaptığımdan bahsedeyim. 
Aslında bu dönemde daha çok kendimde eksik gördüğüm kelime haznemi genişletmeye yönelik çalışmalar yapıyorum.

1.İngilizcede En Çok Kullanılan Kelimeler
Belki de bu konu başlığın altında birçoğunuzun merak ettiği bir soruya da cevap verebilirim. Çoğuğumuzun yaşadığı en büyük sorunlardan bir tanesi olarak görüyorum bu anlatacağım sorunu. Hevesleniyoruz kelime dağarcığımızı genişletmek istiyoruz başlıyoruz çalışmaya 1. gün, 2.gün, 3.gün her şey güzel ama sonra yavaştan salmaya başlıyoruz. Maalesef ki daha sonrasında çoğumuzun yaptığı ezberler tırnak içinde ''ezberler'' unutuluyor. İşte tam bu noktada İnstagram da bir kitaba rastladım. İsmini vermek istemiyorum büyük ihtmal İngilizce sayfaları takip ediyorsanız sizde rast gelmişsinizdir. İçinde İngilizcede en çok kullanılan kelimelerinde olduğu 7500 kelime var ve bu kelimelerin hepsi için teker teker çağrışım ve hayali görselleştirme teknikleri kullanılmış. Şunu söyleyebilirim ki tek kelimeyle ef-sa-ne. İnanın bana amacım reklamını yapmak vs. değil sadece içtenlikle kitabın bana olan faydasını sizlere aktarmaya çalışıyorum. Hatta size bir örnek vermek istiyorum kitap içerisinden.

Abhor:Nefret etmek, İğrenmek (Abhor - OKUNUŞU)

1.Abhor - Abi hor (Ses Benzeşim)
2.Abi hor görme kimseyi ve kimseden nefret etme. (Hafıza Tekniği)
3.Sonuç: Abhor: Nefret etmek, iğrenmek

Örneklerin absürd veya espirili olması kelimenin akılda kalıcılığını o kadar fazla arttırıyor. Tavsiye edebilirim gayet faydalı bir kitap. 

2.Telefon Dilini İngilizce Yapmak
Telefon dilini İngilizce yapmamdaki amaç, elektronik eşyalarla ilgili İngilizce kelimeleri öğrenmek ve bu konudaki terimsel ifadelere hakim olmaktı. Tahminimce iki aydır bu şekilde kullanıyorum. Evet başlarda zorlandım fakat çok kısa bir zamanda hemen hemen bütün kelimeleri öğrendim. Çünkü telefonla olan ilişiğimiz karantina döneminde çok fazla olmasından dolayı kelimeleri öğrenme süreci de bir hayli kısa oluyor. Size önerim ilk zamanlarda zorlanıp dili Türkçeye çevirmemeniz. Sadece sabırlı olun ve istekli olun.

Devamına klasik olarak dizi izlemek. telefona uygulama indirmek gibi bilinen şeyleri yazmıyorum. Ben bu dönemde bu iki başlığa odaklandım ve birinci konu başlığının altında yazanlar zaten benim kelime eksikliğimi oldukça kapattı diyebilirim. Buraya kadar gelip okuduysanız da size teşekkür ediyorum. Çalışmaya devam durmak yok. 

syglr